ABD’nin eski Başkan Yardımcısı Joe Biden çekip gitmeden kısa bir süre önce “Siyonist” olduğunu açıklamıştı. Dünya Yahudi Kongresi’nin New York’taki toplantısında yaptığı konuşmada “Siyonist’im! Siyonist olmak için Yahudi olmak gerekmiyor” demişti!

Mister Biden “Donald Trump döneminde ABD’nin İsrail’le ilişkilerinde herhangi bir zayıflama beklemediğini” söylemişti…

Haydut Devlet’in “Çiçeği Burnunda” Başkanı Trump, ilk andan itibaren Joe Biden’ın bu beklentisini ziyadesiyle doğrulayacağını gösterdi. ABD’nin Tel Aviv Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşımak için İsrail ile görüşmelere başladı!

Katil İsrail’in Başbakanı Netanyahu, Trump’ı seçim zaferinden dolayı kutlarken; ABD’nin
yeni başkanından “İsrail’in gerçek dostu”
diye söz etmişti.

*

Casusluk sanığı John Dündar için “Büyük Kahraman” diyen Joe Biden’a; aslında bir Siyonist olduğunu açıkladığı Yahudi Kongresi’nde “Siyonizm’in Kurucusu Theodor Herzl Ödülü” takdim edilmişti.

En eski Yahudi organizasyonu olan B’nai B’rith (Kuruluş tarihi: 1843) dünya çapındaki Yahudi örgütlerini koordine eder. B’nai B’rith, Dünya Yahudi Kongresi‘nin de çatı örgütü konumundadır.

Türkiye’deki Eski Rejim’in uzun yıllar boyunca kadrolu elemanı olan Süleyman Demirel’in Dünya Yahudi Kongresi ile dolayısıyla B’nai B’rith ile derin bağlantısı hiç bilinmez!

Türkiye Büyük Locası’nı 1981 ile 1986 yılları arasında yönetmiş olan “Büyük Üstad” Şekür Okten ile Süleyman Demirel mason ikizidir. Bu ikili, 50’li yılların tam ortasında mason locasına girmişlerdi. Demirel’in matrikül numarası 48, Okten’in ise 49’du…

FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe kalkışmasında en öndeki isimlerden olan Akın Öztürk‘ün Tel Aviv’de Askeri Ataşe olduğu dönemde (1996-1998) girdiği 73 sayılı “Nur Locası”nın 1985’deki açılışını Şekür Okten ile Jak Kamhi (TESEV kurucularından) birlikte yapmışlardı!

Derin ABD’nin “Pensilvanya’daki çiftlikte pamuklara sardığı” FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen Locaefendi, 1975’te Kasım Gülek’in aracılığı ile mason olmuştur.

Locaefendi’nin bir mektup yazarak övgüler sıraladığı darbeci Çevik Bir Yirmi Sekiz Şubat sürecinde İsrail’i adeta “suyolu” yapmıştı. 27 Aralık 1997 tarihinde Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın “Ulusal Uzlaşma” Ödül Töreni’nde Yirmi Sekiz Şubat darbesinin siyasi lokomotifi Cumhurbaşkanı Demirel ile 16 Nisan 1997’de Refahyol’a “Beceremediniz, gidin” diye seslenen Locaefendi “yan yana” oturuyordu.

Süleyman Demirel’den Gülen’e ait vakfın tertiplediği o merasime katılmasını, dönemin ABD Büyükelçisi Mark Robert Parris talep etmiştir!

*

Paralel Fatih Üniversitesi’nin eski rektörü olan (kaçak durumdaki FETÖ mensuplarından) Şerif Ali Tekalan, kısa bir süre önce North American University’nin rektörlüğüne getirildi!

Amerikan devletinin “çok sevdiği” bu FETÖ firarisinin rektör olduğu üniversiteye “koltuk çıkanlar” arasında bir isim özellikle dikkat çekiyor:

-Siyonist Joe Biden’ın eşi Jill Biden‘dan söz ediyoruz!

Şerif Ali Tekalan’ın rektörlük yaptığı dönemde Paralel Fatih Üniversitesi’nde düzenlenen bir sergide “sahne alan bir fotoğrafı” tam da burada hatırlıyoruz:

Fotoğrafta, “FETÖ’cülerin çok sevdiği güneydeki ülke” İsrail’in Başbakanı Netanyahu’nun “Ortadoğu’da gerçek problemlere odaklanmalıyız. Problem, İsrail değil; İsrail’i yeryüzünden silmek için nükleer silah geliştiren diktatörlüklerdir” şeklindeki cümlesi okunuyordu…

FETÖ “otoritesi önünde eğildiği” Terör Devleti İsrail’in sahip olduğu 400 adet nükleer silahı asla dert etmemiştir!

*

Derin ABD’nin üzerine titrediği Paralel Rektör Şerif Ali Tekalan; FETÖ Çatı Davası‘nda, KPSS sorularının çalınması davasında, Şike Kumpası davasında sanık durumunda ve hakkında tutuklama kararları var.

Şike Kumpası davasında deşifre olan Rauf Atilla Polat ise bir başka firari FETÖ’cü Osman Hilmi Özdil’in (Kozanlı Ömer) mutemet Paralel elemanıdır!

2015’te yurtdışına kaçan Rauf Atilla Polat, 2010-2011 sezonunda “haber x” adlı internet sitesinde yazıyordu!

İşbu yazıların arkasındaki ismin (daha doğrusu yazıları yazanın ve Rauf Atilla Polat’ın kimliğini kullananın) Osman Hilmi Özdil olduğu ortaya çıktı…

Söz konusu yazılardan ikisi (15 Nisan 2010 ve 25 Ocak 2011 tarihli olanları) Şike Kumpası’nın “habercisi” gibiydi!

Bu çerçevede Rauf Atilla Polat’ın imza attığı bir başka yazı ise 3 Temmuz’dan sadece beş gün sonra (8 Temmuz 2011) yayınlandı: “Aziz Baron” başlığını taşıyordu; Paralel Yapı’nın hedef aldığı/operasyon yaptığı “kulüp başkanının içeri alınmasını” kendi üslubunca kutluyordu!

*

Bütün bunlardan sonra dün bu sütunda çıkan yazımızı hatırlayalım; bir başka deyişle TESEV (1994) kurucularının kimler olduğunu/vakfın derin bağlantılarını bir kere daha gözlerimizin önüne getirelim!

http://www.yenisafak.com/yazarlar/tamerkorkmaz/abdnin-ve-de-israilin-dostlari-2035750