Peki ya 4. ihtimal varsa?

screenshot_2

Fırat Kalkanı Operasyonunda, El Bab bölgesine yönelik hava saldırısında 3 askerimiz şehit oldu. TSK’nın ilk değerlendirmesinde, saldırının Şam rejimi tarafından gerçekleştirildiği ihtimaline dikkat çekildi. Saldırının tarihi manidar, bundan tam bir yıl önce sınır ihlali yapan Rus uçağını düşürmüştük.

BİRİNCİ İHTİMAL: ŞAM REJİMİ

Türk askerine yönelik hava saldırısını rejim güçleri gerçekleştirmiş olabilir.

Tam da 24 Kasım gününe denk gelen bu saldırı, geçen yıl Rus uçağına yönelik operasyona verilen bir cevap olarak değerlendirilebilir.

Türkiye, Fırat Kalkanı operasyonuna başladıktan sonra Şam rejimi iki kez “Türk uçaklarını düşürürüz” tehdidinde bulunmuştu.

Son bir ayda da en az iki ayrı süreçte bölgede Türk uçaklarının uçuşuna yönelik bazı engellemeler yapılmıştı.

Bunları yan yana koyunca rejim uçağının saldırma ihtimali ortaya çıkıyor.

Ancak Şam rejimi Bab bölgesinde kara gücü olarak daha son birkaç haftada etkinlik elde etti. Bölgedeki hava güçleri ise sınırlı.

Bununla birlikte Şam rejiminden henüz “Türk askerlerini vurduk” yönünde bir açıklama gelmiş değil.

Şunu da hatırlatmakta fayda var, Türk askerinin Suriye’de bulunmasından en çok rahatsızlık duyanlar kimler? Bu sorunun ilk cevabı Amerika ve PYD, Şam rejimi de rahatsız ama Amerikalılar kadar değil.

İKİNCİ İHTİMAL: AMERİKA VE KOALİSYON GÜÇLERİ

Türk askerine yönelik saldırının Şam rejimi tarafından yapılma ihtimalini bir kenara bırakırsak, o bölgede savaş uçağıyla operasyon yapan bir diğer önemli güç Amerika öncülüğündeki koalisyon.

Amerika daha iki gün önce Rakka’da DAEŞ’e yönelik operasyonda yanlış hedef vurdu.

Bu Amerikalıların çok sık yaptığı bir şey.

Türk askerlerine yönelik saldırının altından onlar da çıkabilir.

24 Kasım tarihinin manidar olduğu gerçeğiyle hareket edecek olursak, Türkiye ile Batı dünyası arasında çok kırılgan bir süreçten geçiyoruz, bunu da hesaba katmalıyız.

Bugün AP’de Türkiye ile müzakerelerin dondurulması yönünde oylama yapılıyor. Türkiye’nin AB ve NATO’daki tasarruflarının alternatifleri olarak Şangay 5’lisi ve Avrasya entegrasyonu masada.

Birileri 24 Kasım intikamı olarak Türkiye’yi Rusya ile karşı karşıya getirme planı yapmış olabilir.

Bu durumda ortada çok ciddi bir tuzak vardır diyebiliriz. Bu sadece Türkiye-Rusya hesaplaşması anlamına da gelmez aynı zamanda Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonundan çekilmesi için de atılan bir adım olabilir. Türkiye’yi o bölgede istemeyen en önemli gücün ABD olduğu gerçeğini unutmamak gerekir.

ÜÇÜNCÜ İHTİMAL: RUSYA

24 Kasım intikamı Rusya’yı akıllara getiriyor. Bu aklımıza ilk olarak Rusya’nın getirilmesi için hazırlanmış bir tuzak değilse Moskova yönetimi her ne kadar Türkiye ile iyi ilişkiler içinde olsa da rejimin böyle bir saldırısına ses çıkarmayarak, olayın bu noktaya gelmesinde rol almış olabilir.

Suriye rejiminin daha önce Türk uçaklarına yönelik tehdidinde Moskova’nın tavrı araya girmemek yönündeydi.

Ancak bu ihtimal yine de Rusya için çok riskli bir hareket olur. Türkiye ile yakınlaşmaya çok ihtiyaç duydukları bir dönemdeler.

Türkiye’nin AB’den uzaklaşmasında hemen devreye girdiler, Şangay ve Avrasya entegrasyonu gibi oluşumlar için yeşil ışık yaktılar.

Bugün Türkiye için AP’de oylama var, dün de AP, Rusya karşıtı bir oylama yaptı ve Rus medyasıyla DAEŞ’i aynı kefeye koyan bir karar aldı.

Rusya, ABD’deki başkanlık seçiminde Trump’ın gelmesine en az Trump kadar sevindi. Ancak AB’nin agresif politikalarına hedef olurken, Türkiye’ye karşı Suriye’de saldırgan bir politika içerisine girmesi ya da böyle bir politikaya yol açacak şekilde hareket etmesi çok da mantıklı bir durum gibi görünmüyor.

http://www.haber7.com


Güzel bir özet. Peki ya 4. ihtimal varsa?

28

26

Yanlış anlamaya mahal vermeyelim. Elimizde bir istihbaratımız filan yok. Sadece zamanlamalar üzerinden beyin jimnastiği yapıyoruz. 

screenshot_2

screenshot_4

İsrail hazır eski aşkına kavuşmuşken onu elin Rusuna kaptırmamak istemiş olmasın sakın? Bölgenin sahte bayrak operasyonunu en iyi bilen devleti olduğunu unutmayalım…

Ya da doğalgazını Türkiye üzerinden satmayı düşündüğü AB’ye bir kıyak jest yapmış olabilir mi?